18 Ağustos 2017 Cuma

Belgrade Travel Tips / Serbia Travel

Belgrade Travel Tips / Serbia Travel

Belgrade Travel Tips

European fashion with Balkan air

    Lying on the confluence of the two major rivers, Danube and Sava Rivers, Belgrade combines all of its natural beauty with its hictorical texture and is the very first of the splendid cities that blend the European style with Balkan air...
    Belgrade, Serbia's capital and as such one of the most beautiful cities, offers you a red-letter route with its rich travel destinations. The city, (Serbian; Beofgad) meaning "White City" manages to attract your attention with its delightful parks filled with various greeneries, historical monuments colorful life at first blush. Specially for Belgrade Travel Tips; The country visa-free for Turkey stands in the forefront of the places that must be considered especially for short holidays.

Heart of The Belgrade City

    The Mihailova Street named after the Serbian Prince Mihaliova the 3rd which extends from Republic Square to Kalemegdan is at the very center of the city. It is pssible to have a walk through all the beauties of Belgrade on this street which is open only to pedestrians. The history of the street which is home to many historical and impressive buildings dates back to the Roman period.

An Ottoman Commemorative

    Located at the top of the juncture point which merges the Sava and Danube rivers into one, the Kalemegdan has a structure that combines history and nature with the park and the castle within this park. Kalemegdan which was named after the combination of the words "Kale" and "Meydan" during the Ottoman period is also hosting the works left front the Ottoman Empire.

A Must - See to Belgrade

    This area, which is only ten minutes drive away from the center of Belgrade, has a structure reminiscent of the Çeşme beaches. Located on the part of Belgrade overlooking the Sava River, these island beaches are often flooded by vision during the summer months thanks to the sports facilities. Ada Ciganlija was later artificially connected to the shore, thus taking the shape of a half island.

16 Ağustos 2017 Çarşamba

Amerika'daki Halk Kütüphaneleri Nasıl?

Amerika'daki Halk Kütüphaneleri Nasıl?

    Amerika'daki Halk Kütüphaneleri Nasıl? sorusu için Amerika Kütüphaneleri biraz araştırılmalı, eğer imkan varsa ziyaret edilip, gezilmeli ve o atmosfer mutlaka yaşanmalı.

Dünyanın En Ünlü Kütüphaneleri

    Amerika'ya bir nedenle (seyahat, eğitim, work and travel v.b.) gitmiş olabilirsiniz. Amerika kütüphaneleri mutlaka kullanmanız için tavsiye edeceğim mekanlar. Adeta Amerikalıların ikinci evi kütüphaneler.
    Printer, Laptop, verilen kurslar ile aklınıza gelebilecek her tür teknolojik donanıma sahipler. Amerika Kongre Kütüphanesi (American Congress Library) dışında en ünlülerinden biri tabiki filmlerde bile yer alan New York Kütüphanesi.

Amerika'daki En Zengin Kütüphane Washington'da

    Amerika'daki Kütüphaneler arasında en zengin içeriğe sahip olan kütüphane Washington'da yer alıyor.
    Türkiye'de hayal dahi edemediğimiz, şaşalı üniversitelerde bile bulamadığımız o imkanlar; utanıp, kıskanarak söylüyorum Amerika'nın en kötü, küçük, boş, işe yaramaz dediğimiz şehirlerinde bile mevcut.

    Biraz eski sistem gibi gelse de adeta içinde huzur bulup, çıkmak istemeyeceğiniz Amerika kütüphaneleri, İngilizce öğrenmek için başvurabileceğiniz en önemli noktalar biri aslında. İçerisinde ödünç alabileceğiniz sesli hikaye kitapları geniş çeşit yelpazesi ile isteyenlere sunuluyor. Tabiki bunları internette de bulabilirim diyeceksiniz fakat Amerika'daki Halk Kütüphaneleri Nasıl? sorusuna cevaben iç dizayn ve atmosferleri o kadar güzel ki sizi burada gerçekten çalışmaya ve bilgilenmeye itiyor.

Amerika'daki Kütüphaneler

    Eğer Amerika'da bir iki haftanın üzerinde kalacaksanız Kiliseler size kalacak yer ayarlayabiliyorlar. Ayrıca Kütüphaneler ve Kiliseler ücretsiz Speaking Partner ayarlıyorlar. Bu kişiler genellikle konuşmayı seven sevimli yaşlı insanlar oluyorlar. Amerika Kütüphaneleri içerisinde de sayısız gönüllü çalışan insan var ve size yardımcı olmak için ellerinden geleni yapıyorlar.

    Kiliselerin ise çoğunda ESL (English as a Second Language) kursları bulunuyor. Yine İngilizce öğrenmek isteyenler için Amerika'da bulunduğunuz kasabanın belediyeleri Litracy kursları veriyor. Buralarda Türkiye'deki Halk Eğitim Merkezleri gibi ücretsiz şekilde İngilizce öğrenebiliyorsunuz.

26 Temmuz 2017 Çarşamba

En Keyifli 5 Balayı Rotası

En Keyifli 5 Balayı Rotası

    Balayı için yurtdışını düşünüp nereye gideceğine karar veremeyenler için En Keyifli 5 Balayı Rotası yazısını derledim. Bu yerler şehrin gürültüsü ve keşmekeşinden uzak, dinlenmek, eğlenmek ve güzel anılar yaşamak için en iyi yerler.

1. Santorini, Yunanistan

    Yunanistan' ın Santorini Adası, binlerce yıl öncesinde yaşanmış olan volkanik patlamaların izlerini günümüzde de taşıyor. Mavi pencereli mavi mobilyalı bembeyaz evleri ve panaromik Ege Denizi manzarası ile balayı için en güzel yerlerden biri.Ayrıca lüks otellerde kişiye özel hizmet veren konsept bazlı mekanları da adayı çok daha çekici hale getiriyor. Santorini hakkında daha fazla bilgi almak için Buraya Tık Tık
v

2. Venedik, İtalya

    Romantizmin merkezi olarak anılan Venedik, yüzlerce adadan oluşan ve kanallarla birbirine bağlanan hoş bir yer. Leziz yemeklerin , hoş kafelerin, restoranların ve romantik müziklerin olduğu bu yerde sevdiğinizle güzel vakitler geçirebilirsiniz. Yüzlerce yıllık tarihi otelleri ve bunların manzarası da bir harika. Venedik hakkında daha fazla bilgi almak için Buraya Tık Tık

3. Bahamalar

    Bahamalar, Atlas Okyanusu'nda bulunan 700'den fazla adadan oluşuyor. Dünyanın tropik cennetlerinden olan bu Karayipler ülkesi, bembeyaz kumsalları, hoş konaklama imkanları ve huzur dolu mekanlarıyla ziyaretçilerinin gönlüne taht kurmasını başarıyor. Farklı aktivite ve heyecan dolu deneyimlerle Bahamalar'da hoş zamanlar geçirebilirsiniz. Bahamalar hakkına daha fazla bilgi almak için Buraya Tık Tık

4. Bora Bora Adası, Fransız Polinezyası

    Bora Bora Adası Pasifik Okyanusu'nda yer alıyor. Son zamanlarda balayı mekanları arasında çok popüler olan Bora Bora Adası nefes kesici manzarası ile ziyaretçilerini tatmin ediyor. Fransız Polinezyası'na bağlı olan ada da lüks tatil ve otel seçenekleri muhteşem bir balayı geçirmek için sizleri bekliyor. Bora Bora Adaları hakkında daha fazla bilgi almak için Buraya Tık Tık

5. Maldivler

    En gözde ve vazgeçilmez balayı mekanlarının başında gelen Maldivler, uçsuz bucaksız, bembeyaz kumsallarla çevrili pek çok adadan meydana geliyor ve her şey turizm için kuruşmuş durumda. Bungalov oteller, özel konaklama tesisleri, kişiye özel hizmetler en küçük ayrıntısına dek düşünülmüş olarak sunuluyor. Kendinizi özel hissetmeniz adına tasarlanmış bu mekanlar, evlilik için çok keyifli bir başlangıç sunuyor. Maldivler hakkında daha fazla bilgi almak için Buraya Tık Tık

En Keyifli 5 Balayı Rotası için hazırladığım birbirinden güzel mekanlar hakkında (gezilecek yerler, konaklama fikirleri ve fiyatları gibi) ayrıntılı bilgi almak için her yerin altındaki buraya tıklayın kısımlarına tıklayıp açılacak sayfalardan inceleyebilirsiniz :)

24 Temmuz 2017 Pazartesi

Stone Fried Steak at the Camp

Stone Fried Steak at the Camp

Camp foods can be are amazing. On this video tell to us How can we doing fried steak on the hot stone? Let's checking the video. I can smelling of this delicious steak :)

Stone Fried Steak at the Camp

22 Temmuz 2017 Cumartesi

Ölüdeniz Efsanesi / The Legend of Ölüdeniz

Ölüdeniz Efsanesi / The Legend of Ölüdeniz

Ölüdeniz Efsanesi

    Ölüdeniz ismi verilen koya denizden dar bir boğaz ile girilmektedir. Boğazın iki yanındaki sarp yamaçlar ise çam ağaçlarıyla kaplıdır. Bu nedenle görülmesi oldukça zordur.
    Açık denizden doksan derecelik bir dönemeçle ak bir kumsala varılır, daha sonra da döne döne bir göl görünümündeki koya girilir. Yörede bu şaşılası yere dair şu Ölüdeniz Efsanesi anlatılır;

    Balıkçılıkla geçinen bir baba-oğul günün birinde bu sarp kayalar karşısında fırtınaya tutulur. Oğul, kayalıklara yaklaşırsa, bir koya sığınabileceklerini söyler ve karaya yaklaşmaya başlar.
    Babaysa kayalıklara çarpmaktan korkmakta, burada koy olamayacağını yineleyip durmaktadır. Aralarında tartışma çıkar. Baba, tam kayaya çarpacaklarını sandığı an, bir kürek vuruşuyla oğlunu denize yuvarlar.
    Dümene geçtiğinde bir de bakar ki deniz dönerek dümdüz bir koya açılmakta. Koya girer ama yıkılmıştır. Oğlunun acısıyla o da canına kıyar.  
    Söylenenlere göre Ölüdeniz'in çevresinde insan yüzünü andıran bir kaya vardır. Bu kaya, oğlanın taşlaşmış başıdır.
    Fırtınalı havalarda "buraya gelin" diyerek denizcilere yol gösterir.


The Legend of Ölüdeniz

    The lagoon called Ölüdeniz is entered from the open sea by a narrow strait. The steep slopes on both sides of the strait are covered with pine trees and therefore cannot be noticed easliy. A ninety-degree bend gives access to the white sands from the open sea and then further bends are taken to reach the lagoon. The following legend accompanies this bewildering location:

    A father and a son, both fisherman, are caught in a storm near these steel rocks. The son claims that if they come near these rocks, they can take refuge in a bay and starts approaching the land. On the other hand, the father is concerned that they would hit the rocks and insists that there could be no bay here.
    They start arguing. Just as they are about the crash, the father hits the son with the oar who falls into the sea.
    He takes the wheel and suddenly notes that the sea is opening into a perfectly smooth bay. The ship is saved but he is heartbroken. Overwhelmed by the death of his son, he kills himself. 
    According to the legend, there is a rock at the entrance of Ölüdeniz lagoon which resembles the face of a man. This the son's head turned into stone. During stormy days, he beckons sailors to the safety of the lagoon. 

18 Temmuz 2017 Salı

Kelebekler Vadisi'ne 90 Metre Yükseklikten Düşen Genç Yaşamını Yitirdi

Kelebekler Vadisi'ne 90 Metre Yükseklikten Düşen Genç Yaşamını Yitirdi

    Kelebekler Vadisi Muğla'nın Fethiye ilçesine bağlı, her yıl pek çok gezginin, kampçının ve yürüyüşçünün ziyaret ettiği bir yer. Buraya patika yoldan inmeye çalışan 26 yaşındaki öğretmen Birolcan Şahin 90 metreden düşerek hayatını kaybetti.

Kelebekler Vadisi'ne İnen Patika Yolda Dengesini Kaybetti

    Üzücü olay dün saat 17.00 civarında gerçekleşti. Birolcan Şahin İzmir'den tatil için Faralya'ya iki arkadaşıyla birlikte geldi. Kelebekler Vadisi'ne en basit ulaşım denizden tekne yardımıyla yapılabiliyor. Patikadan çıkış ve inişler ise gerçekten tehlikeli. Birolcan Şahin ve arkadaşları 300 metre yükseklikteki kayalık bölgeden inmek istedi. Bazı bölümlere sabitlenmiş halatlara tutunarak inilen zorlu patika yolunda yürümeye başladılar. Birolcan Şahin dengesini kaybederek 90 metre aşağıya yuvarlandı.
    Olay esnasında orada olan arkadaşları hemen sağlık görevlilerine haber verdi. Ulusal Medikal Kurtarma (UMKE) ve Afet Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD) ekipleri olay yerine gönderildi. 
   Ekipler olay yerine vardığında talihsiz öğretmen yaşamını yitirmişti. Ekipler sedyeyi 1 kilometre yürüyerek vadinin plajına taşıdılar. Tekneyle Ölüdeniz Beldesi'ndeki Belcekız Plajı'na getirilen Şahin'in cesedi, Fethiye Devlet Hastanesi'nin morguna sevk edildi.
   Bu olaya tanık olan arkadaşları ise gözyaşları içinde olayı izlediler.

Kelebekler Vadisi'nin Patikası Kapatılmalı

    Benzer bir talihsiz olay geçen yılda Kelebekler Vadisi'nde yaşanmıştı ve mucize eseri can kaybı yaşanmamıştı. Yine aynı noktadan düşen bir başka tatilci mucize eseri hayatta kalmıştı. Fakat talihsiz öğretmen Birolcan Şahin, 40 metrelik bir yuvarlanma ve 50 metrelik sert bir düşüş sonrası olay yerinde yaşamını yitirdi.
    Patika yolunda birçok uyarı tabelası bulunuyor. Bunlara rağmen tatilci gezginler, ağır sırt çanları ve terliklerle patika yolunu inmeye çalışıyorlar. Ücretsiz ulaşım yolu olarak gördükleri bu yoldan inmenin can kayıplarına yol açtığı ya da her yıl benzer kazalara davetiye çıkarttığı bir gerçek. Böyle giderse belediye Kelebekler Vadisi'ne inen patika yolu kapatıp, kullanıma yasaklayacak gibi duruyor. Umarım bir daha böyle üzücü bir olay yaşanmaz.
 

17 Temmuz 2017 Pazartesi

İğneada Longoz Ormanları Gezilecek Yerler Kamp Fikirleri

İğneada Longoz Ormanları Gezilecek Yerler Kamp Fikirleri

İğneada Longoz Ormanları

    İğneada Longoz Ormanları Avrupa'nın en büyüğü olarak biliniyor. Aslında bu devasa ormanı bir bilen rehber eşliğinde gezmek güvenlik açısından çok daha iyi olacaktır. Ormanda işaretleme sistemi olmadığı için daha önce gelmiş olsanız dahi mevsimsel değişiklikler v.b. sebepler tehlikeli olabiliyor. Çevreden kılavuzluk yapacak kişiler hakkında bilgi alabilirsiniz.


    İğneada kumsalında kamp yapmak için gitmişseniz ellerinde metal detektörler olan altın avcılarını gördüğünüzde sakın şaşırmayın. Kumsalda altın zerreleri olduğunu duyan altın avcıları burada da iş başında gibi görünüyor.


Meşe Salgı Balı Alın

    Türkiye'nin en iyi üç balından biri olarak nam salmış olan Meşe Salgı Balı buradan almanız gereken doğal gıdalardan biri. Tadı kestane balını andırsa da onun gibi acı ve yakıcı değil.

    Balık tutmayı sevenler her kamp ya da geziye gittiğinde oltasını yanından ayırmayanlar için belirtmeyliyim ki Mert Gölü'nde balık çıkıyormuş, şansınızı deneyebilirsiniz.

    Şehirlerin gri havasında yaşamaktan oksijenin yoğunluğunu unutmuş vücudunuz, ilk başta İğneada Longoz Ormanları içinde bu denli bol oksijen aldığından çarpılabilir dikkatli olun. Ayrıca leziz bir Türk Kahvesi deneyimi için Limanköy'ün meydanında kumda ağır ağır pişirilen kahveyi mutlaka deneyin.

İğneada'da Nerede Ne Yenir?

    Balık sevenler için meydandaki Ada Balık'ta çorba çeşitleri mevcut fiyatlar uygun ayrıca hamsi ve palamutu da porsiyon olarak yiyebilirsiniz. Sevimli, hoş bir balıkçı lokantası.
    Tercihini balıktan yana kullanmak istemeyenler için yan taraftaki Dobrodosli Restoranda köfte, yarım ekmek ciğer, tavuk, sucuk gibi seçenekler mevcut.
    Lahmacun gibi geleneksel fastfood lezzetleri sevenler Kardeşler Restoranda lahmacun, pide çeşitleri sizleri bekliyor.
    İğneada'ya yaklaşırken Demirköy Yol üzerinde Taş Mekan Kır Lokantası var. Kendinizi biraz şımartın ve manda yoğurdu eşliğinde kuyu tandır ziyafeti çekin, ayrıca bahçesi de çok güzel.
    Kahvaltı için yine Limanköy meydanındaki organik serpme köy kahvaltısı sunan kafeyi tercih edebilirsiniz.

İğneada'ya Nasıl Gidilir?

    Yazı ayrı güzel, sonbaharı ayrı güzel olan İğneada kesinlikle gezi rotanız içinde yer almalı. Karadeniz'in en batı ucunda ve Trakya Bölgesi'nin en kuzey ucunda, Kırklareli'ye yakın bir lokasyonda yer alıyor. İstanbul'dan sadece hafta sonu kaçamağı ya da kamp keyfi yapmak için tercih edilebilir. Araçla ya da tur şirketleriyle 2,5-3 saatte ulaşılabiliniyor.
    Romantik bir kasaba havasındaki İğneada, son yıllarda gezi rotaları arasında daha da popüler olmaya başladı. Çevresi Yıldız (Istıranca) Dağları'yla çevrili, önünde Karadeniz uzanırken, masalsı ormanlarında trekking, hiking ve kamp yapmanın keyfi gerçekten paha biçilemez.,
    İğneada, Türkiye'nin en uzun toplamda 22 kilometrelik sahiline sahip, denizi ise adeta Akdeniz'i aratmayacak kadar güzel.

Longoz Ormanları Kamp Yerleri

    İlginç bir yapıya sahip İğneada Longoz Ormanları ilk gördüğünüzde sizi şaşırtabilir. Ağaçların devasa gövdeleri, dev köklerini toprağın yüzeyine ya da suyun içine bırakmış durumda. Bunun başlıca sebebi ise dağlardan akan yağmur sularının sürekli olarak toprağı kaydırması.
    Ormanda kayın, gürgen ve meşe ağaçlarının oluşturduğu tablolardan daha güzel ve canlı manzaralar gerçekten büyüleyici. Yürüyüş yollarında trekking yapabilir ve yol üstlerinde pek çok kuş yuvası ile karşılaşabilirsiniz.


    Göller fotoğraf çekmek için muhteşem manzaralar sunuyor, dilerseniz Erikli Gölü veya Mert Gölü kenarlarında sevdiklerinizle kamp yapıp eğlenip, doğada huzur bulabilirsiniz. Özellikle Mert Gölü denize yakın olduğu için gün batımı manzaraları bir harika oluyor. :)

Limanköy'deki Fransız Feneri

    Hazır buralara kadar gelmişken İğneada sahil şeridinin birkaç kilometre ilerisinde bulunan Limanköy'deki Fransız Feneri gerçekten görülesi bir mekan. Adeta film sahnelerinden çıkmış gibi ıssız bir güzelliğe sahip fener, önündeki sonsuz manzara ve yanındaki incir ağacı ile fotoğraflamak, izlemek için çok güzel bir yer. Fransızlar tarafından yapılmış fener nostaljik bir havaya sahip.


    Görülmesi gereken bir diğer yer ise dönüş yolunuz üzerindeki Demirköy'e yakın kalan Dupnisa Mağarası. Bu mağaranın 180 milyon yaşında olduğunu bilmek insanda büyük bir heyecan uyandırıyor. İçinde yürüyüş parkurları var, bazı köşelerde ise yarasa yuvalarına, uyuyan yarasalara rastlayabilirsiniz.

İğneada'da Nerede Kalınır?

    Kamp için gelmeyip, etrafı gezecek ve otelde kalacaksanız bunun içinde bazı seçenekler söyleyebilirim:
Meşeli Ev Pansiyon; Pansiyon kasabaya birkaç kilometre uzaklıkta yer alan Limanköy'de bulunuyor. Meşe ağacı izlerini bu evin her yerinde görebilmek mümkün. Modern ile butik arasında döşenmiş bir köy evi havasında.Sadece 4 odası büyük bir arazisi ve deniz gören bir manzarası var. Kahvaltısı yok. Konaklama kişi başı 70-80 lira arasında.
Parlak Resort Otel; Burası çarşıya yakın, sahile 5 dakika yürüyüş mesafesinde. Moder ve rahat odaların hepsinde tv ve merkezi ısıtma sistemi var. En üst kattaki terasın güzel bir deniz manzarası var. Soğuk günler için sauna hizmeti var. Kahvaltı dahil kişi başı 75-85 lira arasında.
Meltem Otel; Burası da merkezde ve sahile yakın, üç yıldızlı. Deniz manzaralı geniş odalarında internet ve tv var. Açık büfe kahvaltısı var, kahvaltı dahil kişi balı 60-70 lira arasında.
Ada Evleri Pansiyon; Müstakil ev ortamı gibi apart dairelere sahip. Balkonlu ve bahçeli geniş odalar tv ve internetli. Merkeze yakın. Apart hizmet verdiği için kahvaltı yok, yiyeceklerinizi marketten alarak kendiniz mutfakta yapabilirsiniz. Kişi başı 60-70 lira arası, 5 kişi kalındığında fiyat gayet uygun hale geliyor.